Pilor Stenozu (Mide Çıkışı Darlığı)

Pilor Stenozu (Darlığı) Nedir?

Pilor, mide ile onikiparmak bağırsağını birbirine bağlayan kanala verilen isimdir. Bu kanaldaki kas tabakasının kalınlaşması sonucu mide içeriğinin bağırsağa geçememesi durumuna Pilor Darlığı (Stenozu) denir.

Bu hastalık bebeklerde tipik olarak 2-8. haftalarda görülür ve 500-1000 canlı doğumda bir bebek etkilenir.

Neden Önemlidir?

Mide çıkışı tıkalı olduğu için midede ki besinler ve mide öz suyu ince bağırsağa geçemez. Bu da bebekte kuvvetli tarzda fışkırır tarzda kusmaya neden olur. Kusma çocukta bazı problemlere neden olur. Bu problemlerin en önemlisi bebeğin sıvısız kalmasıdır. Ayrıca kusmayla birlikte mide sıvısında bulunan ve vücut için önemli olan bazı mineraller kaybedilir. Bebek hem sıvı kaybettiği için hem de beslenemediği için kilo alımı durur ve bir süre sonra kilo kaybetmeye başlar. Kısa sürede oldukça düşkün hale gelir.

Pilor Stenozu Neden Olur?

Bilinen bir nedeni yoktur ancak genetik ve çevre etkenlerden etkilendiği düşünülmektedir. Ancak oluşumunu engellemek için herhangi bir tedavi yoktur. Erkelerde kızlara göre daha sık görülür. Ailede bir çocukta pilor stenozu saptanmışsa daha sonra doğan kız veya erkek çocuklarda bu durumun görülme riski daha yüksektir. Pilor stenonu nedeniyle ameliyat olan hastaların çocuklarında da bu risk daha yüksektir.

Yakınma ve Bulgular Nelerdir?

En sık bulgusu fışkırır tarzda ve besinleri ve mide sıvısını içeren kusmadır. Bebeklerin ağzından gaz çıkarırken hafif olan kusmalarından tamamen farklıdır. Bebek genellikle sürekli açtır ve beslenmek için çok isteklidir. Çok miktarda anne sütü veya formül mama ileri doğru fışkırarak mideden dışarı atılır.

Diğer bulgular ise kilo kaybı, sıvısız kalma (dehidratasyon), halsizlik, seyrek dışkılama, kabızlık, hafif sarılıktır.

 

Pilor stenozunda mide içeriği şeklinde fışkırır tarzda kusma en önemli bulgudur.

 

Tanı Nasıl Koyulur?

Ailenin verdiği tipik bir öykünün yanı sıra ayrıntılı ve dikkatli bir muayene ile karnın orta bölümünde sert zeytin büyüklüğünde kitle fark edilir. Pilor stenozu ile karışabilecek diğer hastalıkları elemek için bazı tetkikler istenir.

Kan tetkikleri bebeğin vücuttan kaybettiği mineral ve sıvı miktarını belirlemek için önemlidir.

Karın ultrasonu pilor stenozu tanısında çok değerlidir. Pilor kasının kalınlığı ve uzunluğunu ölçmek için kullanılır. Radyasyon içermez o nedenle zararlı değildi, ancak tecrübeli kullanıcılar tarafından yorumlandığında değerlidir.

Baryumlu mide-bağırsak grafisi ile yemek borusu mide pilor kanalı ve ince bağırsağın ilk kısmı değerlendirilir. Baryum sülfat yoğun beyaz renkli ve radyolojik görüntüleme ile görülebilen bir sıvıdır. Bu filmde mideye gelen sıvının mideden ince bağırsağın ilk kısmına dar bir kanalla ve geç geçtiği görülür.

Tedavisi Nasıl Yapılır?

Pilor stenozunun tedavisi 2 aşamada yapılır. Bebeğin midesinin rahatlaması ve kusmaması için burundan mideye uzanan bir tüp takılır. Birinci aşama bebeğin kaybettiği sıvıların ve minerallerin serum verilerek tamamlanmasıdır. Kayıplar karşılanıp kan değerleri düzelince bebek, pilor kanalındaki darlığın açılması için ameliyata hazır hale gelir. İkinci aşamada ise ameliyat ile midenin aşağı kısmındaki kalınlaşmış kaslar ayrılarak darlık rahatlatılır. Bu işlem mideden besinlerin ince bağırsaklara geçmesini sağlar. Bu ameliyat açık veya laparoskopik yöntemle yapılabilir.

Ameliyattan sonra ne olacak?

Ameliyat sırasında bebeğinize ağrı kesici ilaç verilerek ameliyat sonrası rahat bir dönem geçirmesi sağlanır. Ameliyat sonrası 8 saatte bir ilaç dozu tekrarlanır.

Beslenme nasıl yapılır?

Ameliyattan 6-8 saat sonra az az beslenme başlanarak 24-48 saat içinde tam beslenmeye geçilir ve çoğunlukla 3. günde bebeğiniz taburcu edilir. Beslenme miktarının çok hızlı artırılmaması ve ilk günlerde 90 mililitreyi geçmemesi önerilir. İlk günlerde bebeğiniz kusabilir genellikle ilk haftadan sonra bu tamamen geçer.

Ameliyatttan sonra ameliyat kesisinin temiz tutulması önemlidir. 1 hafta sonra banyo yapabilir.

Taburculuktan sonra 38.50C üzerinde ateş, ameliyat yerine kızarıklık şişlik veya kötü kokulu akıntı, huzursuzluk, ardı ardına 3 beslenme sonrası kusma veya idrar miktarında azalma olursa tekrar doktora başvurmanız gereklidir.

Share:

Bir cevap yazın