Konjenital Diafragma Hernisi

Konjenital Diafragma hernisi Nedir?

Doğumsal diyafram hernisi karın boşluğu ile göğüs boşluğunu birbirinden ayıran ve solunuma yardımcı olan diayafram kasının bir yerinde gelişim bozukluğuna bağlı bir delik bulunmasıdır. Bu delik sağ veya sol tarafta olabilir ancak en sık sol tarafta görülür. Karın içi organların bir kısmı mide, dalak, ince ve kalın bağırsaklar, karaciğerin bir kısmı göğüs boşluğuna geçer. Bu nedenle akciğerin gelişmesi ve büyümesi için çok küçük bir alan kalır.

Bebeğin anne karnında gelişimi sırasında bu anomalinin gelişmesinde etkili olan bir neden bilinmemektedir. 5000 bebekte bir görülür. Bu bebeklerin üçte birinde başka bir gelişim anomalisi daha vardır. En sık kalp anomalileri görülür.

 

Şikâyet ve Belirtileri Nelerdir?

Doğumdan hemen sonra oksijensizliğe bağlı olarak morarma, hızlı soluk alıp verme, kalp hızının artması, soluk alıp verirken çekilme ve zorlanma gibi belirtilere neden olur.

 

Tanı Nasıl Koyulur?

Diyafram hernili bebeklerin çoğu hamilelik sırasında yapılan ultrason sırasında tanı alırlar. Genellikle 18 haftalıkken görülür. Magnetik rezonans görüntüleme ve ultrasonografi tanı için kullanılan radyolojik görüntüleme yöntemleridir. Anne karnında tanı almayan bebeklerde tanı doğum sonrası solunum sıkıntısı gelişen bebeğe çekilen akciğer grafisi ile koyulur. Bu grafide bağırsakların göğüs boşluğuna geçtiği gözlemlenir.

 

Tedavi Nasıl Olur?
Tedavide öncelikle solunum sıkıntısı olan bebek solunum cihazına bağlanır. Akciğer basıncı ölçülür. Çok yüksek ise indirmek için tedavi başlanır. Kesin tedavi ameliyattır. Ameliyatta organlar normalde bulunması gereken kısma yerleştirilerek diyaframdaki delik kapatılır. Ameliyattan sonra solunum desteği şarttır. Ameliyat sonrası başarı bebeğin akciğerlerinin ne kadar geliştiği ile ilgilidir.

Ameliyat acil değil ama önceliklidir. Bebeğin doğar doğmaz solunum desteğine ihtiyaç duyması akciğerlerinin iyi gelişmediğini ve anomalinin ağır olduğunu gösterir. Akciğerlerin iyi gelişmediği ve ağır kalp anomalilerinin olduğu durumlarda bebeğin hayati tehlikesi yüksektir ve ameliyattan önce veya sonra kaybedilebilir.

Ameliyattan sonra da bebeklerin çok yakın takip edilmesi gereklidir. Bebeklerin çoğu akciğer yetersizliği nedeniyle oksijen desteğine ve ilaçlara gereksinim duyarlar. Sık akciğer enfeksiyonu, solunum sorunları, gastroözofageal reflü hastalığı ameliyat sonrası görülebilecek ve tedavi edilmesi gereken durumlardır.

Beslenme problemleri için desteğe ihtiyaç duyulabilir, bu nedenle gelişimlerinin aksamaması için beslenme desteği yapılmalıdır.

 

Share:

Bir cevap yazın